Cem evlerinin, Aleviliğin “meşrulaşması” ile Türban tartışmalarının aynı döneme denk gelmesi sizce bir tesadüf mü? Medyafaresi yazarı Özhan Erem'den canalıcı bir analiz!
AL GÜLÜM VER GÜLÜM SİYASETİ!!!
Cem evlerinin, Aleviliğin "meşrulaşması" ile Türban tartışmalarının aynı döneme denk gelmesi sizce bir tesadüf mü?
Yoksa, hazır yeni Anayasa tartışılırken bütün dinsel sorunları aşıp bir konsensüs yaratma arayışı mı?..
Keşke öyle olabilseydi...
Ama yine değil maalesef... Yani bu bir toplumsal inanç konsensüsü arayışı değil...
Olsa olsa bu bir "Al gülüm ver gülüm siyaseti"... Peki, alan razı, veren razı mı?
Bu "teklifte" Aleviler bir bit yeniği arıyor, haksız da değiller...
Peki Aleviler türbana karşı mı?... Türban umurlarında değil, ama türbanı dayatan kafaların Aleviliğe birden sahip çıkar göründüklerine şaşıyor olsalar gerek...
Öyle ya... Sünni inanca sahip bir iktidarın Aleviliği önce kurumsal olarak, sonra kuvvetle muhtemelen felsefik olarak devlet güdümlü bir sistemin içine hapsetmesi ve nihayetinde asimile etmesi kaçınılmaz bir sonuç olacak...
Bir gün gelecek, Alevilerden kimin "düşkün" ilan edileceğine de bir "sünni" karar verecek ama kimsenin ruhu bile duymayacak...
Peki ya Alevilere ne demeli!..
Velayetin (Velilik, evliyalık) Pir'i Hz Ali "bendeleri"!.. Sizin ne işiniz var siyasetle?..
Şuncacık Cumhuriyet tarihini dar ettiniz kendinize...
Aşk, sevgi derdiniz, siyasete girdiniz, müstahak olsa gerek size ki "Birlik" yerine "çoklukta" kaldınız...
Dirlik,düzenlik derken ikballere daldınız...
Camiyi kaba softaya terkettiniz, İstemeden de olsa "Anadolu İslamını" mahvettiniz...
Haydi şimdi gelin Camiye, içeride "Cem" olalım "Allah, Muhammed,Ali" Hu diye...
Bunu yapmazsanız bilir misiniz ne olacak?..
Varidat, vayidat dünyası (alışveriş) yine her şeye egemen olacak, inançlar semt pazarlarında alınır, satılır olacak...
Bu alışverişin endeksi siyasetin ta kendisi, bulaşmayalım biz bu çamura en iyisi.
Albert Einstein diyor ki; "Sorunları yaratan kafa yapılarıyla o sorunları çözmek mümkün değildir"...
ÖZHAN EREM |